Aslı Bekiroğlu’nun Miyom Ameliyatı Süreci Bize Ne Anlatıyor?
Aslı Bekiroğlu’nun Miyom Ameliyatı Süreci Bize Ne Anlatıyor?
Aslı Bekiroğlu’nun Miyom Ameliyatı Süreci Bize Ne Anlatıyor?
Geçtiğimiz günlerde, sevilen oyuncu Aslı Bekiroğlu sosyal medya hesabından bir video paylaştı. Geçirdiği bir miyom ameliyatı sırasında yaşanan bağırsak yaralanmasını ve ardından gelen iki yıllık zorlu tedavi sürecini anlattı.
Bu videoyu meslektaşım Uzm. Dr. Berna Seyhan ile birlikte hem iki kadın olarak büyük bir üzüntüyle, hem de işin mutfağındaki iki cerrah olarak derin bir empatiyle izledik. Aslı Hanım’ın bu kadar ağır bir bedensel ve psikolojik travmayı, kimseyi suçlamadan, son derece objektif ve olgun bir dille aktarması gerçekten takdire şayandı.
Peki, rutin gibi görünen bir miyom ameliyatı nasıl oldu da yıllar süren, bağırsakların dışarı alındığı (stoma) ve bacak kaslarının taşındığı devasa bir cerrahi sarmala dönüştü? Bu vaka üzerinden, kadın anatomisine, cerrahi inisiyatiflere ve ameliyat risklerine dair konuşulması gereken çok önemli tıbbi gerçekler var. Gelin, perde arkasında nelerin yaşandığına birlikte bakalım.
- Her Miyom Ameliyat Edilmeli Mi?
Rahmimiz, leğen kemiğimizin içinde yer alan kaslı bir organdır. Bu kas tabakasında oluşan iyi huylu (kanser olmayan) kitlelere "Miyom" (Myoma Uteri) diyoruz.
Tıp fakültesinde bizim en klasik sınav sorumuz şudur: "Miyomun en sık görülen belirtisi nedir?" Cevap: "Belirtisizliğidir." Kadınların büyük bir kısmında miyomlar hiçbir şikayet yaratmaz ve tesadüfen ultrasonda görülür. Bu yüzden her miyom ameliyat edilmez. Ameliyat kararını; miyomun boyutuna, durduğu yere ve hastaya verdiği şikayetlere (aşırı kanama, şiddetli ağrı, organlara baskı) göre veririz. Bazen 10 cm'lik bir miyomu sadece takip ederken, bazen 3 cm'lik kanama yapan bir miyomu ameliyat kararı alabiliriz. Aslı Hanım'ın miyomu da belli ki cerrahi gerektiren, şikayet yaratan bir boyutta veya konumdaydı.
- Kadın Doğum Ameliyatlarının Anatomik Zorluğu
Halk arasında miyom ameliyatı veya rahim alma (histerektomi) operasyonları "basit kadın hastalıkları ameliyatları" gibi algılansa da cerrahi açıdan durum bambaşkadır.
Kadın üreme organları, karın içinde adeta mayın tarlası gibi çok kritik komşuluklara sahiptir:
- Önünde: İdrar torbası (Mesane)
- Arkasında: Kalın bağırsağın son kısmı (Rektum)
- Sağında ve Solunda: Böbreklerden idrar torbasına idrar taşıyan incecik borular (Üreterler) ve büyük kan damarları.
Ürologların bizimle sık sık şakalaştığı bir söz vardır: "Kadın doğumcular çok iyi cerrahlardır... Ah şu üreterler olmasa!" Çünkü biz o daracık alanda, devasa miyomları veya rahim dokusunu çıkarırken, milimetrik mesafedeki bağırsakları, idrar yollarını ve damarları korumak için çok hassas çalışırız. Ancak insan dokusu matematikten ibaret değildir; doku yapışıklıkları (adezyonlar) veya anatomik farklılıklar nedeniyle, dünyanın en iyi cerrahının elinde bile yan organ yaralanmaları gelişebilir.
- Komplikasyon ve "İnisiyatif" Meselesi
Aslı Hanım, videosunda ameliyat sırasında bağırsağının kesildiğini ve doktorun "inisiyatif alarak" orayı diktiğini, ancak bunun iki yılına mal olduğunu belirtiyordu. İşte cerrahinin en zor kararlarından biri tam da burasıdır.
Bir bağırsak yaralanması fark edildiğinde (ki ameliyat sırasında fark edilmesi hastanın hayatını kurtaran en büyük şanstır) hekimin önünde genellikle iki yol vardır:
- Güvenli Ama Travmatik Yol (Stoma): Bağırsağı tamamen karın dışına ağızlaştırıp (kolostomi), hastanın dışkısını aylarca karnındaki bir torbaya yapmasını sağlamak. (Birkaç ay sonra ikinci bir ameliyatla geri kapatılır).
- Primer Tamir (Uca Uca Dikmek): Yırtılan yeri hemen oracıkta estetik bir şekilde dikip kapatmak.
Eğer hekim; karşınızda 28 yaşında gencecik, kariyerinin zirvesinde bir kadın varsa ve o dokunun iyileşeceğine inancı tamamsa, hastasını aylarca karnında bir dışkı torbasıyla (stoma) yaşatmamak için "iyi niyetli bir inisiyatif" alarak orayı dikmeyi (primer tamir) tercih eder. Eğer her şey yolunda gitseydi, bu küçük yırtık birkaç gün içinde iyileşecek ve Aslı Hanım hayatına hiçbir şey olmamış gibi devam edecekti. Ancak tıpta "öngörülemeyen ve önlenemeyen" durumlar vardır. Dikişler tutmamış ve süreç Rektovajinal Fistül dediğimiz (bağırsakla vajina arasında bir köprü oluşması ve dışkının vajinadan gelmesi) o ağır tabloya dönüşmüştür.
- Beden ve Psikoloji: İyileşmenin Gücü
Bir kadının bacağından (sartorius) kas dokusu alınıp vajinasına yamanması, aylarca torbayla (kendi tabiriyle Muhsin Abi'yle) yaşaması hem bedensel hem de ruhsal olarak inanılmaz ağır bir yüktür.
Ancak videomuzun sonunda fare deneyi üzerinden de anlattığımız gibi; iyileşmeyi belirleyen en önemli faktörlerden biri strese verilen yanıttır. Aslı Hanım'ın bu talihsizlikleri mizahla (torbasına isim koyarak) ve psikiyatrik destek almaktan çekinmeyerek aşmaya çalışması, onun en büyük gücü olmuştur. Tıpkı antidepresanların ve profesyonel terapinin utanılacak bir şey değil, ruhun can simidi olması gibi.
Son Söz...
Ameliyat masasına yatan her hasta (biz hekimler dahil) her zaman risk alırız. Önemli olan, komplikasyonları zamanında fark edip, hastayı yalnız bırakmadan bu krizi multidisipliner (kadın doğum, genel cerrahi vb. birlikte) olarak yönetebilmektir.
Aslı Bekiroğlu'na bir kez daha geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor; kadınlarımıza da rutin jinekolojik muayenelerini (hiçbir şikayetleri olmasa bile) asla ertelememeleri gerektiğini hatırlatmak istiyoruz. Unutmayın, erken teşhis her zaman korur.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
- Miyom ameliyatı mutlaka açık ameliyatla (karından kesilerek) mı yapılır?
Hayır. Miyomun büyüklüğüne, sayısına ve rahim içindeki konumuna göre cerrahi yöntem değişir. Günümüzde miyomların büyük bir çoğunluğunu Laparoskopik (Kapalı) yöntemle, karından sadece 3 küçük delik açarak gerçekleştirebiliyoruz. Rahim içine doğmuş bazı miyomlar ise Histeroskopi yöntemiyle vajinadan girilerek (kesi olmadan) alınabilmektedir. Çok devasa boyutlardaki miyomlarda ise açık cerrahi (Sezaryen kesisi gibi) tercih edilebilir.
- Miyom alındıktan sonra tekrar çıkar mı?
Miyomlar, üreme çağında östrojen hormonundan beslenirler. Var olan miyom çekirdekleri ameliyatla temizlense bile, rahim dokusu durduğu sürece yıllar içinde mikroskobik boyutlardaki yeni hücrelerden farklı bölgelerde tekrar miyom oluşma ihtimali (menopoza kadar) her zaman vardır. Bu nedenle ameliyat sonrası yıllık rutin kontroller bırakılmamalıdır.
- Miyomlar hamile kalmayı engeller mi?
Miyomların hepsi kısırlığa (infertiliteye) yol açmaz. Ancak miyom, rahmin iç zarına (bebeğin tutunacağı endometrium tabakasına) baskı yapıyorsa veya tüplerin girişini kapatacak bir konumdaysa hamile kalmayı zorlaştırabilir veya erken düşüklere neden olabilir. Gebelik planlayan ve miyomu olan hastaların mutlaka önceden bir kadın doğum uzmanı tarafından detaylıca değerlendirilmesi gerekir.
