Tokofobi Rehberi
"Doğumdan Korkuyorum" Diyenlere: O An Geldiğinde Yalnız Değilsiniz (Tokofobi Rehberi)
"Doğumdan Korkuyorum" Diyenlere: O An Geldiğinde Yalnız Değilsiniz (Tokofobi Rehberi)
Kliniğimin kapısından içeri giren anne adaylarının gözlerinde genellikle iki duygu birbirine karışmış haldedir: Büyük bir mutluluk ve derinlerde saklanan bir endişe.
- haftasında olan bir hastanın; ultrasonda bebeğinin o minik yüzünü görüp gülümsedikten hemen sonra duraksamasını hatırlıyorum. Gözleri doldu ve o itirafı yaptı: "Hocam, bebeğimi kucağıma almayı çok istiyorum ama... Doğum anından çok korkuyorum. Ya yapamazsam? Ya dayanamazsam?"
Bu cümle, aslında binlerce kadının ortak sessiz çığlığıdır. Tıpta buna Tokofobi (Doğum Korkusu) diyoruz. Ama ben buna "Bilinmeze duyulan endişe" demeyi tercih ediyorum.
Eğer siz de bu satırları okurken "Beni anlatıyor" diyorsanız, size bir doktor olarak değil, o anlarda yanınızda olacak yol arkadaşınız olarak seslenmek istiyorum: Korkularınızda haklısınız, ama çaresiz değilsiniz.
Korkunun Asıl Kaynağı: "Şehir Efsaneleri"
Doğum korkusunu besleyen şey genellikle kendi tecrübeniz değil, etraftan duyduğunuz abartılı hikayelerdir. Komşunun, teyzenin anlattığı "zor doğum" anıları, filmlerdeki çığlık çığlığa sahneler... Oysa modern tıpta, Ankara'daki donanımlı hastanelerimizde süreç artık o filmlerdeki gibi ilerlemiyor.
Cerrahpaşa Tıp Fakültesi yıllarımda ve binlerce doğum tecrübemde gördüğüm tek bir gerçek var: Bilgi, korkuyu yenen en güçlü ilaçtır.
Ağrısız Doğum Mümkün mü? (Prenses Doğum Gerçeği)
Hastalarıma hep şunu söylerim: "Biz acı çekmeniz için değil, o mucizeye şahitlik etmeniz için oradayız." Eskiden doğum sancısı, "çekilmesi gereken bir çile" gibi görülürdü. Artık Epidural Anestezi (Prenses Doğum) sayesinde, doğumun sadece kasılma hissini (baskıyı) duyuyorsunuz ama o keskin ağrıyı hissetmiyorsunuz.
Yani siz, doğumhanede çığlıklar içinde değil; eşinizle sohbet ederek, bebeğinizin kalp atışlarını dinleyerek ve sürecin kontrolünü elinizde tutarak bekliyorsunuz.
O An Geldiğinde...
Peki, suyunuz geldiğinde veya sancınız başladığında ne olacak? İşte hikayenin en önemli kısmı burası. Gece saat 03.00 de olsa, hafta sonu da olsa; hastaneye adım attığınızda karşınızda beni ve ekibimi göreceksiniz.
Bir hasta doğum sonrası şöyle bir mesaj atmıştı: "Hocam, en çok korktuğum şey o masada yalnız kalmaktı. Ama siz elimi tuttuğunuzda ve 'Birlikte başaracağız, nefes al' dediğinizde tüm korkum gitti."
- Doğum sadece fiziksel bir eylem değildir; güven meselesidir.
- Bebeğinizin kalp atışları her saniye monitörde izlenir.
- Riskli bir durum (kordon dolanması, stres vb.) sezilirse, B planımız (Sezaryen) her zaman hazırdır.
- Asla ve asla bebeğinizi veya sizi riske atacak bir "normal doğum ısrarı"na girilmez.
Size Sözüm Olsun
Sevgili anne adayı; Vücudunuz, doğumu gerçekleştirmek için mükemmel bir tasarıma sahip. Yüzyıllardır kadınlar bunu başardı, siz de başaracaksınız. Tek ihtiyacınız olan; bu yolculukta direksiyonda profesyonel birinin olduğunu bilmek.
Ankara Çukurambar'daki kliniğimizde, gebelik takibine başladığımız ilk günden itibaren sizi sadece fiziksel olarak değil, psikolojik olarak da doğuma hazırlıyoruz. Doğum çantalarınız kapıda beklerken, zihninizdeki "acaba"ları silmek için buradayız.
Unutmayın; o gün geldiğinde odada korku değil, sadece kavuşma heyecanı olacak.
Gelip bir çayımızı içmeye, korkularınızı odaya bırakıp umutla çıkmaya ne dersiniz?
